AYRİS ÇATAKLI
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi
Farklı bir hükümet iktidardayken daha doğmamış, Gezi Direnişi sırasında okumayı daha yeni öğrenen bir nesil on gündür sokaklarda ve son 20 yılın ölü toprağını üstünden atıyor. Günden güne daha da otoriterleşen ve agresifleşen AKP iktidarına karşı güçsüzleşen sokak hareketi, İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesine karşı yaptıkları eylemde önlerine konulan polis barikatını aşması ve ODTÜ öğrencilerinin Hacettepelilerle kucaklaşıp Ankara sokaklarını inletmesi ile uzun zamandır sönük olan ateşten bir kıvılcım çıkartmıştır. Gençlikten aldığı güçle sokağa çıkan halk, çözümün sokaka olduğunu tekrar hatırlamıştır. Bu yaşananlardan sonra önümüzde yeni bir kurtuluş yolu açılmıştır ancak bu yolu yürürken içinde bulunduğumuz süreci iyi değerlendirmeliyiz. Saraçhane eylemlerinin Gezi Direnişi ile olan benzerliklerini korumalı, Gezi Direnişi ve Birleşik Haziran Hareketi’nden aldığımız dersleri unutmamalıyız.
Bana bundan iki hafta önce Ekrem İmamoğlu yüzünden yüz binlerin belki de milyonların sokağa döküleceğini söyleseydiniz size düzen siyaseti içerisinde kaybolduğunuzu söyleyebilirdim ancak durum yavaş yavaş sakinleşirken bu süreci analiz etmek de biz gençlere de düşüyor. Gençliğin isyanını, bir diploma iptali veya Ekrem İmamoğlu’nun hukuksuz tutuklanmasına indirgemek doğru olmayacaktır. Gençlik, hayatından birer birer alınan özgürlüklere, hayat pahalılığına, yaşam biçiminden, hayattan ve gelecekten koparılma girişimlerine karşın sokağa inmeyi bir seçenek olarak görmüyordu. Ancak Saraçhane eylemleriyle birlikte sokak hareketiyle tanıştı, belki de en azından “emir kulu” denen polisin o kadar da emir kulu olmadığı gerçeğinin farkına vardı.
Özel İçerik
Bu içerik sadece gazeteye abone olan okuyucular içindir.Yazının devamını okumak için gazetemize abone olmak ister misiniz?